Sayılı gün çabuk geçer derler iyi güzelde kimin için geçer kimin için geçmez bunu hiç kimsecikler söylemez bugün Mübarek Ramazanın tam ortasındayız bakın ne çabuk geçivermiş, geçmesine geçmişte nasıl geçmiş onu değişik kademelerdeki vatandaşlara sormak gerekir daha doğrusu her geçen günün ardından neler değişmiş öyle değil mi benim yazılarımı sürekli okuyan dostlarımın tümü hayat pahalılığı geçim sıkıntısı diyecekler doğruluk payı mutlaka vardır ancak yıllardan beri her gün enflasyon tek haneli rakamlara inecek iniyor masallarıyla yaşıyorsak bu ülkede başka ne yazabiliriz enflasyon neden düşmüyor yorumlarına bir bakan çıkıp bu mevsim don oldu şu mevsim kurak oldu gelecek mevsim yağmur çok oldu diye masallarına masal eklerse bizde hiçbir zaman enflasyon düşmez tüm samimiyetimle söylüyorum bu ülkede enflasyon sorunu yok bu ülkenin en çok Ahlak surunu var ancak bu sorunun yanında mazeret hazır bekliyor akaryakıt çok pahalıymış bu nedenle fiyatlar uçuyormuş salatalık biber sanırsınız Antalya’dan taksiyle geliyor hepimiz turfanda diye bir şeyin olduğunu biliriz ve her yılda turfanda yetişen sebze veya meyve azda olsa alırız yada alıyorduk şimdi alabiliyor muyuz şahsıma söylüyorum ben alamıyorum sivri biber 220 lira ,salatalık 150 lira en büyük paramız bir kilo biber alamıyorsa bu ülkede ne değişti yada neyi nasıl değiştirecekler şimdi hayat şartlarını enflasyonu bir kenara bırakalım fazla değil bir on yıl kadar geriye dönelim bakalım ülkede neler değişmiş 2016- 2018 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti Milli eğitim Bakanlığı yaptı Güney California Üniversitesi mezunu Mühendis ve Hukukçu yani dolu dolu bir Türk vatandaşı İsmet Yılmaz bakın sayın Yılmaz 27 OCAK 2019 yerel seçimlerinde Sivas belediye başkan adayı Hilmi Bilgin için seçmenden oy isterken bakın neler demiş Ak partiye vereceğiniz her oy mahşerde kurtuluşunuz olacak Mahşer günü beraat belgeniz olacak devletin bir bakanı üstelik Milli eğitim bakanı geçmişte bunları söylerse bu günün bakanı da okullara sarıklı cübbeli amcaları sokar ders verdirir demem o ki ülkede ne değişti hiç bir şey sadece ben değil yüzlerce yazarımız iktidara yakın çevrelerden bazıları 4 maaş beş maaş alıyor gelir adaletsizliği var der dururuz alın gönümüzden bir örnek Profesör Murteza Badir 29 Mayıs Üniversitesi, Vakıf katılım, Din işleri yüksek kurulu, İslam araştırma merkezi, fetva ve İslam hukuku kısacası böyle sıralanıp gidiyor tam beş yerden maaş alıyor gözümüz yok ama bize de biberi 220 liradan yedirmeyin kısacası soruyorum ne değişti hiç bir şey değişmedi ancak fakir fukara edebiyatı yapmak hiç değişmedi bir çok bakanımız Ramazan dolayısıyla hanelere konuk olup oruçlarını vatandaşla birlikte açmayı tercih ettiler ancak reklam afişlerini getirmeyi de ihmal etmediler iftarın en büyük özelliği ise yer sofrasında oturmak oldu 50 Milyon dolar verip uzaya Alper Gezeravcı yı gönderiyoruz ama hala kendimize masa alamayıp yer sofrasında oturuyoruz bu görüntüler dünde böyleydi bugünde böyle ne değişti hiç bir şey. Değişen çok önemli bir konuyu dile getirmek istiyorum tam yirmi yıl önce Başbakan yardımcısı ve Diş işleri bakanı Abdullah Gül’e bir önergeyle soruluyor büyük Ortadoğu projesi nedir önergeye verilen yanıt Büyük Ortadoğu projesi bölgeye bir değişim getirecek, Kardeşlik getirecek, Barış ve istikrar getirecek ekonomik gelişme insan hakları ve özgürlükler getirecek kısacası yirmi yıl önce bu ülkenin dış politikasına yön veren iradenin bölgede ön görüşü buymuş yıllar içerisinde görülüyor ki büyük Ortadoğu projesi bir katliam, bir gözyaşı ve coğrafyanın bölünme projesiymiş yani bu projede bile bir şey değişmemiş. Ancak değişeceği günlerin uzak olduğunu sanmıyorum Amerika gücü eline geçirmiş etrafındaki herkes bana dokunmasın korkusu içinde Irak nasıl Nükleer silah bahanesiyle perişan edildiyse İran’ın durumu da aynı Donald Turmp İran’ın rejimine taktı zannediyoruz hiçbir ülkenin rejimi başka bir ülkeyi ilgilendirmez ama bir bahane olmalı zorbalığın bahanesi olmaz ilk zorbalığını Venezüella ya yaptı adamın yatak odasına kadar girip karısıyla birlikte ülkesinden alıp Amerikan hapishanesine koymasının adına zorbalık denmiyorsa ne deniliyor peki bu zorbalığa kim sesini çıkardı tabiî ki hiç kimse Turmp İran dini lideri Ali Hamaney’i çok iyi tanıyordu İran Devrim Muhafızlarını kuran kişi olarak tehlikeli görülüyordu devrim muhafızlarının hava , kara , deniz gücü var ve İsrail için çok büyük bir tehdit bu nedenle rejim bahanesiyle İran vuruldu zira İsrail e kim tehdit oluşturuyorsa vurulur ancak olan masum Çocuklara Kadınlara oluyor Amerika nın küstahça açıklamaları daha da can acıtıyor o beni vurmadan ben onu vurdum demesi pek normal bir insanın söyleyemeyeceği bir söz olsa gerek kısacası şu mübarek ayda ağzımızın tadını kaçırdılar ateş çemberi daha büyümeden sönsün isterim
Kalın Sağlıcakla.

YORUMLAR