Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

BASİAD Başkanı Savaş: Sanayi Rekabet Gücü Tarihsel Düşükte

BASİAD Başkanı Selçuk Savaş, Türk sanayisinin küresel rekabet gücünün tarihsel düşük seviyelere yakın seyrettiğini belirterek kapsamlı bir sanayi dönüşüm mekanizması çağrısı yaptı.

BASİAD Başkanı Selçuk Savaş, Türk sanayisinin küresel rekabet gücünün tarihsel

Balıkesir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BASİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Savaş, Türk sanayisinin içinde bulunduğu yapısal sorunlara ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Savaş, sanayicinin yatırım kararını güvenle alabilmesi için yalnızca bugünkü desteklerin değil, önümüzdeki dönemin ticaret, yatırım, teknoloji ve pazar önceliklerinin de net biçimde görülmesi gerektiğine dikkat çekti.

Küresel Ekonomide Dönüşüm ve Türkiye’nin Üretim Modeli

BASİAD Başkanı Selçuk Savaş, küresel ekonominin büyük bir eşikten geçtiğini belirtti. Ticaret kuralları, tedarik zincirleri, teknoloji, sürdürülebilirlik standartları ve tüketici beklentilerinin aynı anda değiştiğini ifade eden Savaş, büyük ekonomilerin sanayi politikalarını yeniden tasarladığını kaydetti.

Bu gelişmeler ekseninde tekstil, hazır giyim ve deri sektörü başta olmak üzere pek çok alanda yaşanan sıkışmanın münferit bir sektör sorunu olmadığını vurgulayan Savaş, söz konusu tablonun Türkiye’nin üretim modelinde maliyet, verimlilik, finansman, nitelikli insan kaynağı, yeşil ve dijital dönüşüm başlıklarında rekabet gücünü yeniden inşa etme ihtiyacının somut bir örneği olduğunu söyledi.

Türkiye’nin Güçlü Yanları ve Rekabetçilik Kaybı

Savaş, Türkiye’nin güçlü bir sanayi tabanı, önemli üretim birikimi, stratejik konum, lojistik imkânlar, esnek üretim kabiliyeti ve insan kaynağı avantajına sahip olduğunu belirtti. Ancak bu potansiyelin kalıcı rekabet üstünlüğüne çevrilebilmesi için maliyet ve finansman baskılarının doğru okunması gerektiğini vurguladı.

Son yıllarda sanayi üretiminde sınırlı bir büyüme görüldüğünü, bu büyümenin önemli kısmının savunma sanayiinden geldiğini aktaran Savaş, ihracatın nominal olarak artsa da miktar bazında zayıflama sinyalleri verdiğini ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracat içindeki payının hâlâ arzu edilen seviyenin altında olduğunu bildirdi.

Maliyet Dinamikleri ve Sektörel Gerçekler

Rekabetçilik tartışmasının veriyle ve sektör gerçekliğiyle yapılması gerektiğini söyleyen BASİAD Başkanı, imalat sanayi sektörlerinin ana ihracat pazarlarında rakip ülkelerle karşılaştırmalı olarak ara malı, enerji, işgücü ve finansman olmak üzere dört temel maliyet kalemini izlediğini belirtti.

Çalışmaların son yıllarda ihracat pazarlarında ciddi bir sanayi rekabet gücü kaybı yaşandığını teyit ettiğini aktaran Savaş, 2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla rekabet gücünün tarihsel olarak düşük düzeylere yakın seyrini sürdürdüğünü kaydetti. Ana metal dışında genele yayılan maliyet bazlı rekabet gücü kaybı görüldüğünü ifade eden Savaş, enerji maliyetindeki düşüşün baskıyı sınırlasa da genel kaybı telafi etmeye yetmediğini söyledi.

Finansmana Erişim, Likidite ve Kayıt Dışılıkla Mücadele

Sanayiden yeşil dönüşüm, dijitalleşme, Ar-Ge, ticarileşme ve nitelikli insan kaynağı yatırımı bekleniyorsa öncelikle şirketlerin bu yatırımları yapabilecek finansal ve operasyonel nefes alanına sahip olması gerektiğini belirten Savaş, bu yaklaşımın ekonomik programdan geri adım anlamına gelmemesi gerektiğini vurguladı.

Kısa vadede reel sektörün likidite ve işletme sermayesi ihtiyacının, orta ve uzun vadede ise dönüşüm, teknoloji ve kapasite yatırımlarının aynı bütünlük içinde ele alınması gerektiğini kaydeden Savaş, kayıt dışılıkla mücadelenin kritik olduğunu ve kurallara uyan firmaların haksız rekabetle yıpranmadığı bir zemine ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Orta ve Uzun Vadeli Strateji: Değer Yarışı

Meselenin fiyat yarışına sıkışmadan değer yarışına geçebilmek olduğunu söyleyen BASİAD Başkanı Savaş, Türkiye’nin önündeki sorunun hangi teknolojilere odaklanılacağı, hangi pazarlarda rekabet edileceği ve küresel değer zincirinde hangi konuma çıkılmak istendiği olduğunu ifade etti.

Sektörleri kendi haline bırakmanın yeterli olmadığını vurgulayan Savaş, kamu ve özel sektörün birlikte çalıştığı, veriye dayalı, şeffaf ve ölçülebilir bir sanayi dönüşüm mekanizmasına ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Açıklamada, bu mekanizmanın öncelikleri belirleyen, dönüşüm yol haritalarını hazırlayan ve sonuçları düzenli olarak ölçen bir yapıda olması gerektiğinin altı çizildi.