Birazcık utanın dedim ama utanılacak yüz varsa tabii diye belirtmem gerekir. Geçtiğimiz haftaki yazımda emeklilerin 20 bin liralık zamlı maaşlarından bahsetmiştim; bir kadın vekilimiz de emeklilere hitaben, “Biz o gariban emeklilerin oylarıyla iktidar oluyoruz,” deyip emeklileri yeterince ezmişti.
Peki konu burada bitti mi? Bitmedi. AK Partili milletvekili Mestan Özcan, düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi: “500 bin lira ile geçinemiyorum; kim isterse bu parayı vereyim, benim işlerimi yapsın. THY biletleri bize bedava diyorlar — bunun aslı yok, çok cüzi bir indirim yapıyorlar, o da üç bin liralık bir bilet 2.900 TL’ye denk geliyor. Meclis lokantası çok ucuz diye sürekli haber yapıyorsunuz, o da sizin yüzünüzden zamlandı,” diyerek dert yandı. Yeminle! Vekilin haline acıdım; vah, zavallım, vah.
Ancak sayın vekilin unuttuğu bir şey var ya da işine gelmediği için söylemiyor. Özellikle seçim bölgesine giden gelen vekillerin masrafları ödenekle birlikte düzenli olarak “yolluk” adı altında kendilerine ödeniyor. Bitti mi? Tabii ki bitmedi. Milletvekilleri Türk Hava Yolları tarafından da bazı avantajlar sağlanıyor; ekonomi sınıfından aldıkları biletleri ücretsiz olarak business class’a dönüştürebiliyorlar. Milletvekilleri haberleşme ağına para vermiyor; zira her vekilin iki adet hat hakkı var. Silah bulundurma ve taşıma ruhsatı veriliyor. Yılda üç ay tatilleri var. Ölüm halinde milletvekilinin yakınına on iki aylık tutar kadar ölüm yardımı var. Vekil çocuklarına kreş, erkeklere berber, kadınlara kuaför — be kardeşim, daha ne olsun?
Milletvekili olduğun günden bu güne bir tek soru önergesi vermemişsin; kısacası ziyaretine gelen dostlarını meclis lokantasında ağırlamaktan başka bir şey yapmamışsın. Sonra da “Benim giderlerim çok, geçinemiyorum” diyorsun.
Sayın Vekil, gazeteci Zafer Arapkirli size maaş takası teklifi yaptı. “Önce şartları yüz yüze konuşalım,” dediniz; sonra sesiniz gelmiyor dümeniyle telefonu kapattınız. Tekrar arandığınızda “Aradığınız kişiye ulaşılamıyor” sesini duyduk. Herhalde takastan vazgeçtiniz. Kısacası, bir şey söylerken karşınızdaki kişileri hafife alarak alay eder gibi konuşmayın; sonra altından kalkamışsınız derler. Sizi derken — CHP’den AK Parti’ye geçen Sayın Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır için de söylediklerim geçerlidir. “Adam, ulan, İsviçre’de mi yaşıyorsunuz?” diyor sayın vekil. Biz nerede yaşadığımızı biliyoruz da siz İsviçre’de böyle konuşabilir miydiniz, onu söyleyin.
Ve şöyle diyorsunuz: “20 bin TL alıyorsunuz; sağınıza solunuza bir bakın — Yunanistan, Suriye, Ermenistan var.” Benim namusuma göz dikenler sizin namusunuza göz dikemez mi? Sayın Vekil, sizi acilen iyi bir hekime gözüktürmenizi tavsiye ediyorum. Emekliye zam verirseniz düşmanlarımız saldıracaklar mı? Ne yazık ki biz emekliler 28 bin TL maaş olsun istiyoruz; o halde siz yanarsınız, 273 bin 196 TL maaş. Allah size de yardımcı olsun. Gerçi sizin tuzunuz kuru; asıl Allah emeklilerin yardımcısı olsun dememiz gerekir.
Geçtiğimiz aylar içerisinde “Çökmece Bunlar” başlıklı yazımda fakir fukaranın arsasına, maden arama bahanesiyle tarlasına, bağına, zeytinliğine — bazı gözde arsalara “Rezerv Alan” altında çöktüklerini yazmıştım. Cumhuriyet döneminde yapılan tüm değerlerimiz tek tek satıldı. Satılanları saymaya kalkarsam ne sizin vaktiniz yeter ne de sabrınız; bu nedenle yazmayacağım. Ancak vatandaşın vergileriyle yapılmış, çok da güzel gelir getiren iki göz bebeğimiz olan köprüler için ABD’li bir firmaya satılmak üzere fizibilite raporları hazırlanıyor.
Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesinde bulunan, eski adıyla Boğaziçi Köprüsü ile 25 yıllığına ABD’li bir firmaya verilecek olan İkinci Köprü, yani Fatih Sultan Mehmet Köprüsü — bu her iki köprü de vatandaşlardan toplanan vergilerle yapılmış iki altın yumurtlayan tavuk. Eski adı Boğaziçi, yeni adı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nü dönemin Başbakanı merhum Süleyman Demirel yaptırdı. 1973 yılında hizmete giren köprü 2016’da “15 Temmuz Şehitler Köprüsü” olarak adını değiştirdi. İkinci Köprü, yani Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, 1985 yılında dönemin Başbakanı merhum Turgut Özal tarafından hizmete açıldı.
15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden devletin kasasına yılda 111 milyon dolar giriyor; her iki köprüden 160 milyon araç geçiyor. Tüm bunların üzerine 25-26-27-28. dönem AK Parti Çankırı Milletvekili Emin Akbaşoğlu emeklilere bakın ne diyor: “Gabardaki günlük 80 bin varillik petrolü, 710 milyar metreküp doğal gazın sayesinde dışarıya gidecek kaynaklar ülkede kalıyor. Bu kaynak başta emekliler olmak üzere tüm toplumun refahı olacak.”
Sayın Akbaşoğlu, mecliste biz size petrol gaz mi sorduk? Hadi, hayırlısı, siz de konuştunuz; muradınıza erdiniz. Bize gaz değil, ekmek gerekiyor. Ekmek.
Kalın sağlıcakla.

YORUMLAR