CHP Sözcüsü Müslim Sarı, parti yol haritasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Sarı, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı sonrası yaptığı değerlendirmede, “Kurultayı reddeden bir anlayış içinde olmadığımızı ama bunu nasıl yapacağımızı konuşmaya ihtiyacımız olduğunu değerlendiriyorum” dedi.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP Kurultay davasında verdiği ‘mutlak butlan’ kararının ardından CHP Genel Başkanı yeniden Kemal Kılıçdaroğlu olmuştu.
“Yeni bir başlangıç yapmayı düşündük”
Dün akşam MYK listesini açıklayan Kılıçdaroğlu, yeni üyelerle birlikte ilk toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda partinin içinde bulunduğu süreç, Türkiye’nin sorunları, ekonomi ve dış politika konuları değerlendirildi.
Sarı, MYK’nın oluşum sürecine ilişkin şunları söyledi:
“Bu MYK, CHP’nin özgür iradesiyle seçilip gelmiş parti meclis üyelerinden oluşmuştur. 37. Kurultay’da gelmiş parti meclisidir. Kılıçdaroğlu’nun atadığı üyelerle oluşmuş bir MYK’dan söz etmiyoruz.”
Mevcut durumu yok sayarak çözüm üretemeyiz
Mutlak butlan kararının CHP’de ayrışmaya yol açmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Sarı, şöyle devam etti:
“Ayrıştırmak kolaydır, barıştırmak ve kucaklaşmak zordur. Zor olanı yapalım. Herkes düşüncelerini söylesin, anlatsın. Mevcut durumu yok sayarak bir çözüm üretmek mümkün değil.”
11 Haziran’da parti meclisi toplanıyor
Sarı, 11 Haziran Perşembe günü Kılıçdaroğlu’nun parti meclisine hitap edeceğini ve Salı günü de grup toplantısı yapılacağını açıkladı.
CHP’nin izleyeceği yol haritası kapsamında diyalog heyeti oluşturma kararı aldığını belirten Sarı, şunları kaydetti:
“MYK’nın içinde Genel Babaşkan’ın uygun gördüğü arkadaşlarımızla bir heyet oluşturmayı uygun görüyoruz. Önceki dönemde partiyi yöneten arkadaşlarımız da bir araya gelsinler, otursunlar, konuşsunlar ve değerlendirmeler yapsınlar istiyoruz.”
“Hukuki zemin üzerinde konuşmaya ihtiyacımız var”
Sarı, kurultay konusunda tüm partililere çağrıda bulunarak şunları söyledi:
“Herhangi bir ön yargımız, herhangi bir kırmızı çizgimiz yok. Elbette bir hukuki zemin var. Bu hukuki zemin üzerinde bunun konuşulmaya ihtiyacımız var.”
