Balıkesir Üniversitesi (BAÜN) Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü akademisyenleri Prof. Dr. Recep Efe, Prof. Dr. Abdullah Soykan ve Prof. Dr. İsa Cürebal tarafından kaleme alınan ‘Edremit Körfezi Yeşil Çizik Zeytini‘ başlıklı kapsamlı eser, Edremit Ticaret Odası’nın katkılarıyla basılarak bilim ve yazın dünyasındaki yerini aldı.
İnsanlık tarihi boyunca barışın, bereketin ve köklü medeniyetlerin simgesi olarak kabul edilen zeytin bitkisini her yönüyle mercek altına alan bu değerli çalışma, bölgenin tarımsal potansiyeline ve kültürel birikimine güçlü bir ayna tutuyor.
Edremit Körfezi’nin En Önemli Coğrafi İşaretli Ürünü
Bölgenin en mühim coğrafi işaretli tarımsal değerlerinden biri konumundaki Edremit Körfezi Yeşil Çizik Zeytini‘ni uluslararası standartlarda akademik bir yaklaşımla inceleyen bu eser; zeytinin ideal yetişme koşullarından tarihsel gelişim evrelerine, geleneksel işleme tekniklerinden köklü kültürel mirasına kadar geniş bir yelpazede hazırlandı.
Kitap, yörenin hem coğrafi ve doğal özelliklerini hem de kültürel değerlerini tüm ayrıntılarıyla gözler önüne sermeyi hedefliyor.
Antik Çağlardan Günümüze Zeytinin Yolculuğu
Antik dönemlerden günümüze dek hiçbir tabiat unsurunun insanlık medeniyetleri üzerinde zeytin kadar belirleyici, yönlendirici ve derin bir etkide bulunmadığını ifade eden yazarlar, kadim zeytin ağaçlarının gölgesinde biçimlenen Edremit Körfezi kültürünün yüzyıllardır toprak, emek ve sabrın harmanlandığı ortak bir hikayeyi yaşattığını dile getirdi.
Edremit Körfezi Yeşil Çizik Zeytini’nin yalnızca sıradan bir tarım mahsulü olmadığının altını çizen akademisyenler, bu coğrafi işaretli değerin bölgenin yaşam tarzını, özgün üretim geleneklerini ve zengin kültürel hafızasını simgeleyen en kıymetli unsurların başında geldiğini vurguladı.
Kapsamlı Arazi Çalışmaları ve Bilimsel Veriler
Son yıllarda Edremit Körfezi Yeşil Çizik Zeytini’nin gerek ulusal gerekse uluslararası platformlarda tanınırlığının giderek arttığına dikkat çeken araştırmacılar, coğrafi işaret tescilli ürünlerin ekonomik ve kültürel karşılığının her geçen gün daha net anlaşıldığını belirtti.
Yerel üretimin korunarak gelecek nesillere aktarılmasının ise stratejik bir zorunluluk olduğunu ifade eden yazarlar, eserin hazırlık aşamasında Edremit Yöresi’nde yeşil çizik zeytinin yetişme ortamlarını, köken bilgisini, tarihsel arka planını ve işleme usullerini aydınlatmak amacıyla son derece detaylı arazi çalışmaları gerçekleştirdiklerini kaydetti.
Zeytinin Yetişme Koşulları Bilimsel Olarak İncelendi
Zeytin bitkisinin gelişimini doğrudan etkileyen jeolojik, jeomorfolojik, iklimsel, hidrolojik, toprak ve biyocoğrafik niteliklerin derinlemesine incelendiği çalışmada, Türkiye’nin 2025-2026 sezonunda gerçekleştirdiği 750 bin tonluk sofralık zeytin üretimiyle dünya genelinde zirvede yer almasının hem ekolojik hem de kültürel anlamda ulaşılan en üst noktayı kanıtladığı vurgulandı.
Bu büyük başarının ülkemizin zeytincilik sektöründeki devasa potansiyelini açıkça ortaya koyduğunu ifade eden akademisyenler, Türkiye’nin küresel pazardaki rekabetçi gücüne dikkat çekti.
Edremit (Ayvalık) Zeytin Çeşidinin Üstün Özellikleri
Hazırlanan bu kıymetli eserde, Edremit Yöresi’ne has fiziki koşullar ile bölgenin elverişli ekolojik yapısına kusursuz bir uyum sağlayan Edremit (Ayvalık) zeytin çeşidinin, hem Türkiye’nin hem de dünyanın en kaliteli ve seçkin yeşil çizik sofralık zeytinlerinin yetişmesine olanak tanıdığının somut bilimsel verilerle kanıtlandığı ifade edildi.
Markalaşma ve Uluslararası Tanıtım Süreci
Kitapta ayrıca ürünün dalından koparılıp sofralara ulaştırılıncaya kadar geçen titiz süreçte bilgi birikimi ve tecrübenin taşıdığı hayati öneme değinildi. Edremit Yeşil Çizik Zeytini’nin sürdürülebilir bir anlayışla markalaşması ve ulusal ile uluslararası mecralarda tanıtılmasına yönelik yürütülen çalışmalar da etraflıca ele alındı.
Edremit Yeşil Çizik Zeytini’ni ekolojik özellikleri bakımından alternatif üretim merkezleriyle mukayeseli olarak inceleyen, geleneksel yeşil çizik zeytin imalat yöntemlerini gün ışığına çıkaran ve yöre halkının kuşaktan kuşağa aktardığı birikimleri bilimsel bir süzgeçten geçirerek kalıcı hale getiren bu eserin, alanındaki önemli bir akademik boşluğu dolduracağına olan inanç yinelendi.
