Ayvalık’ta Bizans batığı olarak bilinen ve halk arasında “İncirli” adıyla anılan Yellice bölgesindeki yaklaşık 1500 yıllık gemi kalıntısı, sportif dalışa açıldı. Bölgede yapılan dalışlarda tahıl ve buğday taşıyan amforalarla dolu olduğu tespit edilen batık, sualtı turizmi ve arkeolojisi açısından eşsiz bir değer olarak görülüyor.
Ayvalık Yellice Bölgesinde Tarihi Karar
Türkiye’nin en büyük ulusal dalış parkına ev sahipliği yapan Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, sualtı turizmini ve arkeolojisini canlandıracak önemli bir gelişme yaşandı. Geçmiş dönemlerde Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle dalışa kapatılan ve sualtı kültür mirasını barındıran stratejik bölgelerin, Ayvalık Ticaret Odası girişimleri sonucu sportif dalışa açılması, bölgedeki deniz turizmi temsilcileri tarafından memnuniyetle karşılandı.
Dalış İzni Sonrası Yoğun İlgi
Verilen dalış izniyle birlikte tarihi batık, sualtı severlerden yoğun ilgi gördü. Ayvalık’ın 22 adalık güzergahı üzerindeki keşfedilmemiş arkeolojik batıklar, dalış turizminin yeni adresi olmaya aday görünüyor.
Kubilay Kılıç: “İzin Verildiği İçin Mutluyuz”
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan ProDivers Dalış Okulu Sahibi ve Dalış Eğitmeni Kubilay Kılıç, Yellice bölgesindeki 1500 yıllık Bizans gemisi batığının yeniden sualtı severlerle buluşmasının heyecanını yaşadıklarını söyledi.
“Bu arkeolojik buluntu, Ayvalık’ın diğer değerlerinin yanında çok kuvvetli bir kaynak. Yaptığımız dalışlarda bu geminin daha çok tahıl ve buğday taşıyan amforalara sahip bir yapıda olduğunu tespit etmiştik. Daha sonra burası dalışa yasaklandı, ancak yeni kararla birlikte Ayvalık’ın sualtı severlerine bu batığa dalış yapma izni verildiği için bizler çok mutluyuz.”
Ekolojik Zenginlik de Göz Kamaştırıyor
Bölgenin sadece arkeolojik değil, ekolojik açıdan da büyük önem taşıdığını vurgulayan Kılıç, adanın sualtı sisteminde sarı ve kırmızı mercan popülasyonunun çok yüksek olduğunu, bu endemik zenginliğin mutlaka görülmesi gerektiğini belirtti.
Yaklaşık 3 Bin Amforalı İkinci Batık
Ayvalık’ın sualtı gizemlerinin Yellice ile sınırlı kalmadığına dikkat çeken Kılıç, Prigos adı verilen alanda da yaklaşık 3 bin amforanın bulunduğu, yine bir Bizans taşıma gemisinin batması sonucu oluşan büyük bir arkeolojik değer yer aldığını söyledi.
22 Adalık Ulusal Dalış Parkı
Kılıç, “Maden bölgesi ve diğer noktalarla birlikte toplam 22 adaya sahip bir güzergah üzerindeyiz. Biz aslında Türkiye’nin en büyük ulusal dalış parkındayız ve burada keşfedilmeyi bekleyen birçok arkeolojik batık var” ifadelerini kullandı.
Eserlerin Korunmasına Katkı Sağlayacak
Kapatılan alanların kontrollü olarak dalışa açılmasının sualtındaki tarihi eserlerin korunmasına doğrudan katkı sağladığını savunan Kılıç, “Bu alanların dalış merkezleri rehberliğinde açılması çok önemli. Çünkü dalış merkezleri, sualtı kültürel varlıklarının korunması ve yaşatılması açısından en yüksek hassasiyeti gösteren yapılardır” dedi.
Yetkililere teşekkür eden deneyimli eğitmen, kapalı olan diğer özel noktaların da hem turizme kazandırılması hem de daha iyi korunması adına zamanla açılması talebinde bulundu.
