Marmara Yan Yana ekoloji buluşması, 2–4 Ekim 2026 tarihlerinde Kocaeli Akmeşe’deki Armaş Vakfı Mekânı’nda 22 doğa hakları savunucusunu bir araya getirdi. Kaz Dağları’ndan Saros Körfezi’ne, Ergene’den İzmit Körfezi’ne kadar 8 ilden 11 farklı sivil toplum örgütü, bölgenin ekolojik geleceğini tartışmak üzere masaya oturdu.
Bölge İçin Kurulan Dayanışma Ağı
Armaş Vakfı’nın ev sahipliğinde ve Küçük Destek Programı (SGP) desteğiyle düzenlenen Marmara Yan Yana: Ekolojik Haklar ve Dayanışma Buluşması, Türkiye nüfusunun yaklaşık üçte birini ve ülke sanayisinin neredeyse yarısını barındıran Marmara Bölgesi’ndeki ekolojik krize dikkat çekti. Katılımcılar, yerel mücadeleleri birbirine bağlayarak kalıcı bir dayanışma ağı oluşturma kararı aldı.
11 Örgüt Marmara’nın Ekolojik Tablosunu Çıkardı
Buluşmaya Bursa Su Kolektifi, Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği, Kazdağı Doğal ve Kültür Varlıklarını Koruma Derneği, Kazdağı Kardeşliği, Çan Çevre Derneği, Trakya Toprağıma Dokunma Platformu, Şarköy Ekolojik Yaşam ve Kültür Derneği, Güney Marmara Adaları Dernekleri Platformu, Agrida Tarım ve Turizm Derneği, Kocaeli Çevre Platformu, Kocaeli Ekolojik Yaşam Derneği ve Saros Gönüllüleri katıldı. Ayrıca Marmara’nın Ekoloji Savunucusu Değişim Elçisi Kadınları programından 2 temsilci de buluşmada yer aldı.
Ortak Harita Ekolojik Baskıları Gözler Önüne Serdi
Üç gün süren program kapsamında katılımcılar, Marmara Bölgesi genelinde madencilik, enerji, sanayi, yapılaşma ve tarım kaynaklı yüzlerce sorun noktasını ortak harita üzerinde işaretledi. Bu harita, ekolojik baskıların bölgenin yalnızca belirli alanlarıyla sınırlı olmadığını, aksine tüm coğrafyayı sardığını açıkça ortaya koydu.
Marmara Denizi Beş Baskının Kesişim Noktası
Haritalama çalışmasında, 5 farklı kategorideki ekolojik baskının kesiştiği ortak alan olarak Marmara Denizi ön plana çıktı. Kıyılardaki sanayi atıkları, Ergene Nehri’nin derin deniz deşarjı, liman tarama çamurlarının Çınarcık Çukuru’na dökülmesi, balık çiftlikleri ve yanlış balıkçılık politikaları nedeniyle denizin taşıma kapasitesinin son sınırına geldiği vurgulandı. 2021 yılındaki müsilaj felaketinin ardından ilan edilen koruma statüsüne rağmen Marmara Denizi üzerindeki baskının hız kesmeden devam ettiği belirtildi.
Karada Madencilik ve Enerji Projeleri Tehdit Oluşturuyor
Kaz Dağları’ndaki altın madeni projeleri ile Marmara Adası’ndaki mermer ocaklarının ormanları, su kaynaklarını ve zeytinlikleri tehdit ettiği ifade edildi. Kırklareli’nde İğneada ve Kıyıköy’de nükleer santral kurma çalışmalarının sürdüğü, kaya gazı aramaları kapsamında Trakya’nın 3 ilini ve Gelibolu yarımadasını kapsayan acele kamulaştırma kararının tarım toprakları üzerindeki olumsuz etkileri gündeme taşındı.
Marmara Yan Yana Kalıcı Dayanışma Ağına Dönüşüyor
Buluşmanın kapanış oturumunda katılımcılar, Marmara Yan Yana girişimini kalıcı ve sürdürülebilir bir dayanışma ağına dönüştürme kararı aldı. Ağ, kasım ayından itibaren her ay düzenli olarak bir araya gelecek ve koordinasyon dönüşümlü olarak farklı örgütler tarafından üstlenilecek.
Armaş Vakfı Direktörü Gonca Doğan, “Marmara Bölgesi’ndeki yoğun kentleşmenin, sanayileşmenin ve madenciliğin bedelini önce doğa, sonra bu topraklarda yaşayan insanlar ödüyor. Marmara Yan Yana Buluşması tam da bu temel ihtiyaçtan doğdu” dedi. Bursa Su Kolektifi temsilcisi Candan Göz ise “Burada büyük bir umut doğdu ve bu umudun kırılmasını istemiyoruz. Farklılıklarımıza rağmen bir araya gelebileceğimizi hissettik” şeklinde konuştu.
Buluşma Çıktıları COP31’de Paylaşılacak
Toplantıda elde edilen tüm çıktılar kapsamlı bir rapor haline getirilerek 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 kapsamında SGP Konsorsiyumu Pavilyonu’nda kamuoyu ile paylaşılacak. 2021 yılında Kocaeli Akmeşe’de kurulan Armaş Vakfı, ekoloji, iletişim ve etik alanlarında sivil toplum kuruluşlarını buluşturmaya devam ediyor.
