Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Gülten İmren

KUPA KARIN DOYURMUYOR

Dünya Kupası maçları milyonları ekran başına kilitlerken, maçları seyredenlerden daha fazla insan karnını nasıl doyuracağının derdinde. Bu haftaki yazımın başlığını bu nedenle Kupa karın doyurmuyor yazdım. Beni sürekli okuyan dostların çabucak anlamışlardır. Evet gerçekten kupa karın doyurmuyor ama kupayla ilgisi alakası olmayanlarının da karnı da doymuyor.

 

O zaman birileri bir şeyler yapmalı. Mesele faize, enflasyona, çarşı pazara el atılmalı. Serbest piyasa deyip insanlarımızı kazıklayanları engellemeli. Sayın Cumhurbaşkanımız nasıl ki beyaz et üreticilerinin kulaklarını çektiyse, firmalara kayyum atadıysa şu ev kiralarına da bir el atma zamanı geldi, geçiyor.

 

Defalarca yazdım. Bir kadın olarak hesabını kitabını bilen ve fuzuli hiçbir harcaması olmayan biri olarak hep birlikte bir hesap yapalım: Asgari ücreti belirleyen sizlersiniz. Emekli maaşlarını belirleyen yine sizlersiniz. Sıra ev kiralarına gelince zam miktarını da belirleyen sizlersiniz. Emekliye %18 zam yapıp ev sahibine %36 zam yapabilirsin demenin anlamını açıklamak zorunda olduğunuzu bilmelisiniz.

 

Bu ülkede milyonlarca kiracı var. Aldığı maaş kadar kira ödüyor. Hangi akla göre bu paralar isteniyor, bir izah edilmesi gerekmiyor mu?

 

Sayın Cumhurbaşkanımız “Faizin olduğu yerde bereket olmaz” diyor. Sömürünün, haksızlığın, etik ve ahlak dışı rekabetin olduğu yerde bereket bulunmaz. Dolayısıyla bereket, kapitalist ekonomi teorileri ile anlaşılması mümkün olmayan bir menfurdur.

 

Buraya kadar söylenenleri hepimiz anladık. Peki hiç hak etmedikleri halde 8-10 bin liralık bir evden 25-30 bin lira kira isteyenler aldığının bereketini görüyor mu? Görmüyordur sanırım.

 

Yetkililer bir şeyler yapsın derken, yolsuzlukta 184 ülke arasına 125. olmamız nedeniyle ben utanıyorum. Ancak başkalarını ilgilendirir mi bilemem. Bunlara neden olanlar da bizim kadar utanırsa yolsuzluklar azalır, ben böyle düşünüyorum. Şimdi vereceğim rakamları okuduktan sonra siz de benim gibi düşüneceksiniz:

 

* Yıl 2023: 600 milyar faiz ödedik

* Yıl 2024: 1,2 Trilyon faiz ödedik

* Yıl 2025: 2 trilyon faiz ödedik

* Yıl 2026’da 2,7 trilyon faiz ödeyeceğiz

* 2027 yılında 3 trilyon

* 2028 yılında ise 3,4 trilyon faiz ödeyeceğiz

 

Kısacası Türk halkı bu paraları faiz lobisine ödeyecek. Sözde faizin olduğu yerde bereket olmazdı. Demek ki doğru. Vatandaş belini doğrultamıyor.

 

Bu ülkede sadece faiz meselesi yok, bir de ahlak meselesi var. Hani ahlak deyince aklınıza acayip şeyler gelmesin. Önce var deyip sonra yok diyenler var ya işte onlardan bahsediyorum.

 

Şu ölümlerden dönen, hastanede kendisini sürekli ziyaret edip ayağa kalkması için moral veren, hiçbir zaman yalnız bırakmadığı için düne gelene kadar çok sevdiğini her fırsatta dile getiren “sayın genel başkanım” diyen Rahmetli Eski Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek için “benim kardeşimdir” diyen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek Beyefendi. 2 Nisan’da verdiği ifadesinde şunları söylüyordu: “Altı kez adaylık süreci yaşadım, adaylık için bir kuruş para verdiysem şerefsizim”.

 

Daha sonra etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyerek verdiği ifadesine bir bakalım. 4 Haziran verdiği ifade: Bir milyon 950 bin Euro, 200 bin Dolar, 15 milyon harcama yaptım diyen Böcek, ifadesine yeni bir isim ekliyor: Rahmetli Ferdi Zeyrek’e 950 bin Euro verdiğini söylüyor.

 

Yalan söylemenin de bir usulü olmalı. Ölülerin üzerinden siyaset yapılmaz. Aslında yalanla siyaset hiç yapılmaz. Sayın Böcek sana sözüm olamaz. Sen davanı satabilecek bir karaktere sahipsen ne söylense boş. Ne diyelim, Allah kurtarsın.

 

Biz günlük yaşamımıza dönelim. Dönelim de nasıl dönelim? İktidar yabancı yatırımcıların gelmesi için bin bir kolaylıklar öneriyor, teşvikler, 20 yıl vergisiz çalışma, daha bir çok avantaj. Bu ülkenin güzel caddelerini sunuyorsunuz, vitrin çok güzel. Peki yabancı yatırımcılar bu ülkede iktidar isterse firmanıza kayyum atandığını bilmiyor mu? Çalışıp üreten çiftçinin buğdayına 16,5 TL fiyat verildiğini, 250 gr ekmeğin 20 lira olduğunu bilmiyor mu? Bu ülkede neler yaşandığını bilmiyor mu? Bu nedenle gelmeden önce iki kere düşünüyordur. Bu nedenle biraz fazla düşündüğünden biraz geç gelebilir. Keşke gelse, işsizlik azalsa.

 

Bu haftaki yazıma futbolla başlamak istiyordum ancak öyle aman aman anladığım bir konu değil. Seyrettiğim ve okuduklarımla edindiğim ve derlediklerimden bir şeyler aktarmak istiyorum.

 

48 takımın katıldığı Dünya Kupası turnuvasının ev sahipliğini FIFA Amerika’ya verdi. Ancak turnuva bana göre fiyaskoyla başladı. Irak takımının yıldız oyuncusu Aymen Hüseyin hava alanında 2 saat sorgulandı, telefonuna el konuldu. Takımın fotoğrafçısı ülkeye alınmadı. Ünlü bir FIFA hakemi sırf Somalili olduğu için giriş izni verilmedi.

 

İran futbol takımı turnuva süresince kamp yerini Meksika’ya taşımak zorunda bırakıldı. Maç günleri uçakla Amerika’ya gelip maç sonrası apar topar ülkeyi terk etmek zorunda bırakıldı. Buna spor ahlakı denirse hiçbir sözüm olmaz.

 

Cezayir, Tunus, Senegal seyircilerinden 15 bin dolar vize tazminatı şartı koydular. İran seyircileri maçların hiç birine gelemiyor. Çok büyük ABD dünyaya insan hakları, özgürlük ve medeniyet dersi veriyor, kendilerinden başka herkesi, özellikle Müslüman ülkeleri hava limanlarında mülteci muamelesi yapıyor. Büyük ABD.

 

Kalın sağlıcakla.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 + 4 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER