Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Gülten İmren
Gülten İmren

TRAJİKOMİK

Herkesin anlayışı farklıdır, farklı düşünen herkese saygı duyuyorum. Karşımdaki insandan da bunu beklemek hakkım olduğuna inansam da zamanla “bu hakkımı alıyorum” diyemem. Bu nedenle insanları hür ve özgür iradelerine bıraktım gitti.

Yazımın başlığını okuyunca “bu nedir” diyeceksiniz, hemen izah ediyorum. Hasan Fehmi Kaya, bu kişiyi kaçımız biliyoruz diye sorsam çok az kişi galiba “bu ismi duymuştum” diyebilir. Çok meraklılar da telefonlara sarılıp Google’a başvurur, hiç uğraşmayın.

Hasan Fehmi Kaya, 42 yaşında Konyalı bir vatandaşımız. Borç harç aldığı kamyonuyla çalışarak ailesini geçindirmeye çalışıyordu. Zamanla borçları yüzünden sıkıntıya girdiği için arkadaşları onun doktora gidip destek almasını istemişler. O da bunun üzerine bir psikologa gidip derdini uzun uzun anlatıyor. Hasan Fehmi Kaya muayene sonrası işine dönünce arkadaşları “ne oldu, doktor ne dedi?” diye sorunca verdiği yanıtla bir günde fenomen oldu ve 2021 yılından bu yana milyonların ağzında bu söz söylenmeye başlandı. “Doktor bana ‘İncinmişsin’ dedi” diye yanıtlamıştı. Arkadaşları “o ne demek?” deyince Hasan Fehmi Kaya hemen yanıtını veriverdi: “Tabi, okumuş kadın, hayatını si.mişler diyemedi, incinmişsin dedi.”

İşte bu vatandaş geçtiğimiz günlerde Konya Selçuklu ilçesi organize sanayi bölgesinde kamyonunun içerisinde hayatını kaybetti. Böbrek rahatsızlığı çeken bu fenomen ekmek teknesinde ölü bulundu. Allah rahmet eylesin.

Bana göre trajikomik sayılacak bir olayı da geçtiğimiz günlerde yaşadık. Balıkesir’in çalışkan ve sevilen bir valisi var: İsmail Ustaoğlu. Geçtiğimiz günlerde Edremit ilçemizde yapımı devam eden bir cami inşaatında incelemelerde bulundu. Edremit’in çok güzel hakim bir tepesine yapılan bu caminin inşaatının yılan hikayesine döndüğünü sayın valimize hiç kimsecikler söylemiyor mu?

Edremit İbrahimce mahallesi ağırlıkla Romen kardeşlerimizin oturduğu bir yerleşim sahası. Caminin temeli 2013 yılında Kaymakam Osman Tunç tarafından atıldı. Yıl 2026, yani 13 yıl olmuş. 6 kaymakam, 5 vali gelmiş geçmiş. Her kaymakam bir kat yapmış olsaydı, cami şu anda altıncı katına ulaşmış olurdu. Aslında ne kaymakamların ne de valilerin suçu var. Suç caminin yerinde, yer İbrahimce mahallesinde olmasaydı çoktan biterdi. Çok samimi söylüyorum, sadece Edremit ilçesinde camilerden toplanan yardımlarla o cami inşaatı iki kez bitirilirdi.

Asıl dikkatimi çeken, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2027 bütçesi %31 arttırılarak 229 milyar 46 milyon olmuş. Bir çok bakanlığın bütçesini sollayan bu bütçeyle ne yapılır? Sık sık yurt dışı geziler düzenlenir, bir de tüm Avrupa’nın şapka çıkardığı Filenin Sultanları konuşulur.

Neden diye sormayın. Diyanet’ten bizzat maaş alan, hukuk danışmanı kadrosunda görev yapıp hukukla pek ilgilenmeyen Adnan Üstün Guru duyduğumuz kızlarımız Filenin Sultanları’na dil uzatarak bakın neler söylüyor: “Kalkıp ta bacağı baldırı açıp 18-20 yaşındaki kızları voleybol maçlarında milletin önünde seyrettirip batının kültürüyle giyindirip milli takım kültürü diyeceksin, ayıptır ayıp.”

Avrupa birinciliğini ikinci kez kazanıp altın madalya almak kimileri için pek bir şey ifade etmiyor demek ki. Ancak tarikat yurtlarında ırzına geçilen 12-13 yaşındaki çocuklar o arkadaş için bir şey ifade ediyor mu, ben de bunu sormak istiyorum.

Yaşanan başka trajikomik olaylardan da bahsedecek olursak, Sayın Şimşek bakın ne diyor: “Enflasyon kontrolden çıkmadı” diyor. Sayın Şimşek, bu çıkmamış haliyse kontrolden çıksa neler olur söyleyin. Benzer sözleri Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz’dan da duyuyoruz. Yılmaz, revizyonu savaşa bağlayarak %16 olan enflasyon tahmini %28,4 olarak güncellendi diyor. 20 yıldan fazla söylediğiniz “enflasyon tek haneli rakamlara inecek” sözünün devamını dinlemeye hazır olun demek istiyorsunuz. Anladık, dinleriz.

Deyip bir trajikomik konudan daha bahsedelim. Konu biraz eski ama hiç ele almamıştım. Zaferlerle anılan yer Çanakkale, bütün dünyanın tanıdığı, hani yedi düvelin birleşerek geçemediği Çanakkale var ya. Oranın içme suyunu karşılamak için DSİ ölçmüş biçmiş, yerini de bulmuş, 1975 yılında bir baraj yapmış. Bir süre sonra Çanakkale Belediyesi’ne devredip “benim görevim bitti” deyip gitmiş. Aradan yıllar geçmiş, dokuz belediye başkanı değişmiş, Çanakkale’nin yıllarca içme suyu bu barajdan karşılanmış ve beklenen an gelmiş çatmış.

Yerel seçimler yapılmış, seçimleri CHP adayı Muharrem Erkek kazanmış, hizmet için kolları sıvamış, tam işe koyulacak “dur bakalım” demişler. “Biz Çanakkale Belediyesi’ne baraj devretmiştik, onun parasını verin ve elde ettiğiniz sudan bize de pay verin” demişler.

Ve asıl trajikomik olay başlıyor. DSİ’nin Çanakkale’ye yaptığı Atikhisar Barajı’na yakın sayılabilecek bir yerde Koza Altın Madeni’nin tesisleri var. Altın arama alanını genişletmek için ÇED raporu alıyorlar. Alınan yeni rapora göre mesafe baraja sadece 400 metre kalıyor. Bunun üzerine belediye ÇED raporuna itiraz davası açıp mahkemeyi kazanıyor. Bunun üzerine “Ver bakalım barajımızın parasını.”

Kalın sağlıcakla.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

7 + 2 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER